skip to main | skip to sidebar

yazdıydım

  • ▼  2012 (3)
    • ▼  Mart (2)
      • alla allaa
      • tutunamayanlar
    • ►  Şubat (1)
  • ►  2009 (7)
    • ►  Ağustos (1)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2008 (5)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (3)

kim ki bu yea?

Fotoğrafım
meloğ the deli goril
İstanbul, Türkiye
Profilimin tamamını görüntüle

ne biçim yazılar

  • kaleydoskop
    DUYGUSAL MUHAFIZLIK
    6 yıl önce
  • fış fış kayıkçı
    Tips Gaya Terbaru 2016
    9 yıl önce
  • Moshi Moshi
    yeni yayın dönemi
    15 yıl önce
  • like a star
    Dondurtma
    16 yıl önce
  • endurocugibiyiz
    motor fuarı ve sazlıdere barajı -ocak 2009-
    17 yıl önce
  • elif
    raf, ışık, kitap ayracı???
    17 yıl önce
  • İdil Dizdar
    Saat çok geç yol almak için
    17 yıl önce
  • blogmu, na alaka?

dörtgözler

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

yazdıydım

27 Şubat 2009 Cuma

Muz Çorap

Manisa'da okumak ayrı bir dikkat ve özen ister..
İzmire yakın olması sebebiyle havanın çok değişmeyeceğini zanneden bünye kendini İzmir'in ılık ve tatlı havasına alıştırmışken, Bornovadan yaklaşık 20 dk. sonra ulaşılan bu şehir insanın kemiklerine kadar üşümesine sebebiyet verebilen bir şehirdir. İlk dönemlerde "otobüsteki sıcağa alıştım ondan çok soğuk geliyor yahuu " mazeretini bir yerden sonra yemez bu deli bünye.Yahuu bildiin soğuk işte,karasal iklim denen şey..

Çözüm önerilerinden birkaçı;
1)Deli gibi kalın giyinmek (ama tek parça..Yani tek kazak,içine de zorunlu atlet giyilecek!!!)
Bu çözüm önerisi okuldan dönerken akşam dışarı çıkılmayacaksa yapılabilecek bir çözüm yoludur. Eğer akşama kadar eve gitmeyecekseniz çok fena "mont beni" olursunuz o da dünyanın en ızdıraplı olayıdır..
2)Marul misali kat kat kat kat giyinmek :
Bu en mantıklı olanıdır yani havanın sıcaklık değişimlerine göre üstünüzdekileri giy,çıkar yaparsınız.Hava sıcak oldu hop hırkayı çıkar,soğudu hop hırkayı giy..Çok fena sıcak oldu hop hırka+ kapşonluyu çıkar[çıkarırken tişört tutulsun ;) ]hop giy hophophohhophophophop bu olay da bi yerden sonra sinirin bozulmasına denk düşer. Çünkü sürekli hava değişimine maruz kalırsınız ve giy-çıkar işlemlerinden eliniz kolunuz ağrımaya başlar..

Bak nerden nereye geldim olay neydi?Muz çorap demi?ooff muz çorap yaaaaaaaaaaaa... İşte nerden geldi aklıma?:)
Geçen ecümle konuştuk; ortaokul-lise zamanında, havaların çok soğuk olduğu dönemlerde beden dersine çıkarken üşümemek için çorapları çıkarmazdık. Tamam üşümezdin de o ne biçim bi işkencedir yaa..Muz çorap üstü eşofmanla koşmanın ızdırabını bana kim anlatabilir ki?? Eğer ki eşofmanın bi de fışır fışır kumaştansa offf...Belli zamandan sonra sıcak gelmesi bir yana, elektriklenme ile paçadan başlayan toplanmaya hiç girmiycem içim fena olmaya başladı..
İşte büyük konuşmayacaksın arkadaş:)) Eğer ki karasal iklime sahip bir şehirde okuyosan o çorap o pantulun içine giyilecek, giyileceeekkk.. Yok ben giymicem yaa dersen de buız gibi kot bacaına her dokunduğunda bunu hatırlayacaksın bebeyim :))

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 23:21 4 yorum  

Etiketler: muz çorap

4 Ocak 2009 Pazar

Tükürük

Selam gençlik ateşleri :)
Şimdi cart diye giriorum konuya tamam?Hiç güzel cümlelerle süslemiycem yazımı zaten süpersonicyouth komik:)
Olay şu -> Sene bilmem kaç yani en azından bi 5 sene öncesi.Sevgili dostum Ecümle beraber (işte kaşınmak bööle bişi) hayvanat bahçesine gitme kararı aldık.Nedeni yaygın:
-Abi en son küçükken gitmiştim yea bi daa gidelim,süper yeaa!(saçmalık).Neyse nedenimiz bu işte, gidip bütün hayvanları görücez,ehihihihi filan gülücez,eğlencez efendi gibi geri dönücez.Olmadı:)

Aslında eğlenceli gezimiz en başında güzeldi. Yani kuşlar, tavuklar,timsah,maymunlar,ayılar, köpekler,yılanlar filan bilindik heycanlar.. Ta ki aslanların olduğu bölüme gelene kadar..Şimdi şu dakikadan sonra benim ayılığımı lütfen bi kenara koyup da okuyun bu yazıyı temem??:))
Şimdi ben aslanların olduğu bölüme geldiimde heycanımın doruklarındaydım,ne bileyim aslan ya, orman kral filan heycanlandım bünyesel olarak.Bi şekilde onun ilgisini çekme ihtiyacı duydum.Ama gör neler yapıorum:elimi kolumu uzatıyorum ne bilim yaprak filan sallıyorum bildiin bakmıyo yea pislik..Sen misin bana artislik yapan dedim bi tükürdüm ibnetora eheheh tamam tükürüüm gelmedi ama ilgisini de çekti:)))Neyse Ecümün "Oha hayvansın yaaa!!" demesini de hiiç umursamayarak+kendimi haklı çıkarma çabaları içerisinde sevgili "Bahadır" hatta "Pak Bahadır"ın kafesinin önünde yerimizi aldık..

-Bahadır??? Bebeiim naaabbeerrr???çığlıklarımız yankılanıodu hayvanat bahçesinde..Of aslana tüküren ben çıldırmıştım!Daha kocaman bi hayvan!Ormanın kralını filan tanımaz!Allaım neler yapsam da ilgisini çeksem?hani yanımızda hiç de bişi yok yiycek filan..Tükürsem ı ıhh..O da olmas diyip her normal insan gibi"yanımdaki ecü insanoğlusu gibi"en fazla hijtt diye baarmaya karar verdim.İşedi filan wuhuwww delirdik şarşarşar eheheheh:))Neyse soona..
O da nesi?Bahadır bize dogru gelio??Evet vallaha Bahadır bize gelmişti!Hem de kocaman hayvan!bize gelmişti!Delirdim mutluluktan!İçimden diyodum ki "lan Aslan varya ormanın kralısın ama çok dandikmişsin yea..Bak Bahadır'a, lan ayaama kadar geldi" diip kendi içimde kavga ediodum dandik hayvanla..
İşte ey dostlar şu noktadan sonra olay tamamen deişiyor.Ecümle Bahadır yanımıza gelince delirmiştik ya en son,Bahadır bize hortumunu uzatınca ben heycandan geberiodum..Ecümle "Oha abi bizi sevdi yaaa ehehehehe kimse yok hemde kızım valla bize uzatıo hortumunu"filan diiip bundan delicesine mutlu olmuştuk:)Bahadır soona deişik bi hareket yaptı..Hortumunu geri çekti,bize dooru uzattı..Soona tekrar çekti,tekrar uzattı..Tekrar çekti ve tekrar uzatıcak derkeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn.... Yandaki resimde gördüümüz hortumun içerisinde su vardır ve bu su fışkırtılınca komik olur eheheheh fil kendini yıkıo ehehehehhehe filan deriz güleriz dimi?
Ama hortumun içinde sümük gibi salya gibi yapışık yılışık bi madde yüzünüze doğru fışkırtılınca ehehehhehehehe diye gülmessiniz!O an orda sabitlenirsiniz.Arkanızda zuhahahhahahahhaa diye gülen çöpçüleri duymamazlıktan gelirsiniz..Abi bu ne yaa diip yüzünüze,saçınıza yapışan bu iirenç sıvıyı temizlemeye fırsatınız filan olmaz.Ööle kalırsınız:))
Yüzünüzü saçınızı önce ıslak mendille sonra ordaki pislik yuvası çeşmede yıkamaya çalışırsınız.Sonra yeterince temizlenmediinizi düşünerek okulda dağıtılan küçük "privacy women" parfüm şişesini yüzünüze gözünüze boca edersiniz:))
İşte böyle a dostlar..Çok gülmeyin tükürürüm! eheheh gülün yea süpersonicyouth komik işte:)) Allahın fili Ecümle aramızda yeni bir bağ oluşturdu.. Filin tükürdüğü kızlar olduk.. İlk senelerde herkesten sır gibi sakladığımız bu olayı soona geh geh gülerek anlattık herkese..İŞte olay bu gençlik..Ben size diyim hayvanlara tükürmeyin..Kendiniz yanabileceiniz gibi yanınızdakileri de yakmayın..
Lan bahadır öldün ya ondan bişi demiorum yoksa sen biliosun..
Bu arada bi bakın kime tükürmüşüm?:)) öptüm yea :))

http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Aralik/22/Haber_192608.aspx

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 20:13 5 yorum  

Etiketler: bahadır, fil, hayvanat bahçesi

22 Aralık 2008 Pazartesi

Yumurta Sen Benim Canımsın..


Galiba hayatta vazgeçemediğim tek gıda yumurta..Yeminlen bak!Öyle ki ortaokuldan beri sigara içiodum ve en az yumurta kadar da vazgeçemediim daha doğrusu vazgeçebileceğimi düşünmediğim bi gıdaydı benim için sigara. Yok diodum yaa hayatta bırakmam çünkü seviorum içmek hoşuma gidio-ki haaala içsem yine aynı şeyi derim-ama sorun şu ki sigara bildiin çok zararlı..Canım vallaha bak zararlı..
Neyse bak nerden geldim sigaraya?hah vazgeçilmezimdi sigara da yumurta gibi..Neyse uzatmıyım ameliyat o bu şu falan filan derken sigarayı bıraktım sanırım..
Ama yumurtayı??Hem neden kasıosun ki yumurta sigara gibi mi yeaa diyen olur.. Yapıştırırım cevabını hayta seni!Küçüklüümden beri hergün günde 3 yumurta yiyen insanım ben!Kimle konuşuosun?Ya bildiin yumurta yememe rejimi filan yapmaya çalışıorum yaa halla da kasıyorum yememek için..Sabah kahvaltısı yumurta olmadan tırt benim için..İsterse milyon çeşit peynir,reçel,meyve suyu o bu şu olsun varya yumurta olmadıktan sonra hep eksik bir kahvaltıdır benim için..

Sonuca geliyorum:
Sigaradan vazgeçtim ama sanırım yumurtadan ömrüm boyunca vazgeçemiycem.Ya neden acaba ama yaa neden bööle çılgınlık derecesinde seviorum onu da bilmiorum..Yememem lazım bu kadar çok..Şu an kendimle çatışma halindeyim..yumurta canıımmm çık aradan sana bi zarar gelmesin..Hadi tatlım sen bekle orda ben gelicem birazdan..

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 21:12 4 yorum  

Etiketler: meltem, yumurta

10 Aralık 2008 Çarşamba

İstanbul Masalı


A dostlar,sınavların bitmesiyle kendimi İstanbul'a atmam bir oldu..Geberio muydun derseniz,bende size abi ve ceydu özlemi derim:)Neyse konu bu diil,sen kalk 500 küsur km.yoldan gel bu abi denilen varlık size "yea meltem kamp varmış yea gitsem mi vıyvıyvıyyıvvı" dese,siz ne dersiniz?


Oha tabiki git dedim.Hatta beni de götür dedim fakat cırt oldu a dostlar.Bu havada motorla kampıngen ooww çok fena hem giysim falan da yok donarım..Ama fena içimde kaldı çok istiyodum..Bilenler bilir bizim gökü çok bi heycanlı:)motoruyla dağ bayır dolanıyo.Gökü takmaz hava koşullarını,herif adrenalin olarak gelmiş dünyaya.Bak az foto koydum,hadi bakalım hepberaber :)


Göküyle geziyorum..



Burası Alibeyköy'müş.Çamura saplanan bi motor,ne kadar da çaresiz duruyor a dostlar :(




Burada derbeder motorcu kardeşlerimizi görüyoruz.Yolda görsen it kopuk sanarsın.Yok ööle dil bebeyim doktoru da var,miyendisi de var,her iş kolundan en az bi tane kesin olmalı eheheh olasılık sorusu gibi oldu :))Yandaki fotolarda yeşil montlu olan bizim adrenalin abi.Altta yatanlardan ortadaki.Pis herif toz toprak içinde geliyo sürekli..

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 11:54 1 yorum  

Etiketler: ktm

27 Kasım 2008 Perşembe

Rybczynski


Bööle bi adam var yaa bildiin adam..Bu adam çıkıo sana bi teoremle gelio..emek arzı falan filan,yalan dolan işler..Ya bebeim, güzelim, canımın içi;
Tamam sen kafaya koydun bu işi,zorlucan uğraştırcan bizi de..Ya ben daha senin adını sööliyemiyorum,hocama soru soramıyorum telafuz sıkıntımdan dolayı..Beni neden yoruyosun?ha?neden yoruyosun?Ribcinski ulen ne garip adamsın be yaa..Oolum tek sesli harf var isminde,bööle isim mi olur yaa??Alla canını almasın!Eehehehhehehehe..

Arz Ederim..

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 21:53 2 yorum  

Etiketler: iktisat

23 Kasım 2008 Pazar

radyasyon delisiyim!

Yea ben bittim a dostlar..Kamu yönetimi beni bitirdi!Ecümle süren 4,5 sattlik cep telefonu ile kamu yönetimi çalışma seansları sonucu beynim radyasyona doydu..Başımda deişik bi ağırlık mevcut,radyasyon bööle bişi mi acaba?Ulen bitsin bu okul yeaaaaaa..

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 17:43 4 yorum  

20 Kasım 2008 Perşembe

bebeim naber?


Oha du du..az bekle..
gelicem valla bak..

Gönderen meloğ the deli goril zaman: 21:13 4 yorum  

Daha Yeni Kayıtlar Ana Sayfa
Kaydol: Kayıtlar (Atom)

Blog Design by Gisele Jaquenod